Bir Zamanlar Anadolu’da

Sanırım ilk defa bir Nuri Bilge Ceylan filmi izlediğimde 2014 yılıydı , Kış Uykusu. Doğrusunu söylemem gerekirse, 3 saat sonunda aklımda tek bir düşünce vardı; Ee Şimdi Ne Oldu? Uzun diyaloglar, sessiz sahneler, bakışmalar, bazen bir yere bağlanmayan, giriş, gelişme ve sonuç üçgenine oturmayan bir şeyler vardı ortada.

Daha sonraları, “sanat/festival filmleri” üzerine anlam veremediğim bir şekilde ilgi duymaya başladım. Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Semih Kaplanoğlu, Tolga Karaçelik derken liste uzayıp gitti. Aslında hepimizin bu zamana kadar, ezbere hikayeler içerisinde boğulup kaldığımızı, çoğu filmin sonunu çoktan tahmin ettiğimizi ve izlediğimiz şeylerin belirli kalıplar içerisinde sürekli dolaşıp durduğumuzu fark ettim. Çünkü, alıştığımız sinema filmlerinde bir(kaç) ana karakter olmalı, çeşitli olaylar yaşayıp, filmin sonunda bu olaylar ya çözümlenmeli ya da hikaye bir şekilde kapanmalıydı.

Ancak, festival filmlerinin öyle bir güçlü yanı var ki, bir olayı ya da duyguyu size olduğu gibi hissettirebiliyor. Uzun bir bakışma sahnesinde bile oyuncuların hareketleri, mimikleri ve sahnenin ışıklandırması size çok farklı şeyler hissettirebiliyor, belki daha önce yaşadığınız bir duyguyu sizde canlandırabiliyor. Aslında kurgulanmış bir şeyi sanki hayatın akışından bir ana tanıklık eder gibi izliyorsunuz. Belki de bu anlamda sanat/festival filmleri içinde Bir Zamanlar Anadolu’da, benim için yıllar sonra bile tekrar izlemek isteyeceğim filmler kategorisinde en üst sıralarda yerini çoktan aldı bile.

Gerçek bir Anadolu!

Film akşam karanlığında başlayan bir ceset aramaya macerasının sabah saatlerinde sonuçlanması ile bitiyor. Bu serüven içerisinde, özellikle karakterler arasındaki doğal ve gerçekçi diyaloglar, sizi filme biraz daha yaklaştırıyor. Bu sahnelerin nasıl çekildiği ile alakalı Nuri Bilge Ceylan’ın bir youtube kanalı da mevcut.

Oyuncu kadrosunda, Muhammet Uzuner, Yılmaz Erdoğan, Taner Birsel, Ahmet Mümtaz Taylan ve Fırat Tanış bulunuyor. Youtube röportajlarından izlediğim kadarıyla, bunca usta oyuncunun bile set süresince ne kadar zorlandığını duymak, gerçekten filmin kalitesini bir kez daha gösterdiğini düşünüyorum. Ancak söylemeden geçemeyeceğim, bence Yılmaz Erdoğan bu filmde olağanüstü bir performans ile çok başarılı bir karekter canlandırmış. Senaryoya yoğun bir şekilde bağlı kalmalarına rağmen, neredeyse doğaçlama oynuyor hissi yaratan çok doğal bir oyunculuk izliyorsunuz.

Görsellik

Beni en çok etkileyen diğer bir konu ise filmin çekim teknikleri ve izlemeye doyamadığım çekim açıları oldu. Bozkırın ortasında, tarlaların arasında bir gece yarısında iyi konumlandırılmış 3 araç ile aydınlanıyor film. (NBC filmin çoğunluğu gece çekildiği, için sahnelerdeki, ışıklandırmanın daha çok araba farları ile yaratılmış hissiyatı çekim sürecinin en zorlayıcı kısımlarından biri olduğunu söylüyor)

Bu karanlık içerisinde yakın planlar, arabaların ufukta uzaklaşmaları ve yazının görselinde de yeralan araba camı sahnesi gerçekten izlemeye değer.

2011 yılında 64. Cannes Film Festivali‘nde jüri özel ödülü de alan Bir Zamanlar Anadolu’da filminin IMDB puanı 7.9 olarak değerlendirilmiş. Siz de benim gibi klasik hikayelerden ve oyunculuklardan sıkılmış, yeni şeyler arayışındaysanız eğer, Bir Zamanlar Anadolu’da filminin iyi bir başlangıç olacağını düşünmekteyim.


Related Posts :

No Comments :

Bir cevap yazın :

* Your email address will not be published.